Kayıtlar

endişe etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Endişe Etmek İnsan Olmaktır: Ama Ne Kadarına İzin Vermeliyiz? — Çocuklar Üzerine Bir Bakış

Çocukların dünyası, biz yetişkinlerin çoğu zaman küçümsediği kadar “küçük” değildir. Onların yaşadığı endişeler, korkular ve kaygılar; bizim gözümüzde ne kadar basit görünürse görünsün, onların iç dünyasında büyük fırtınalar koparabilir. Evet, endişe etmek insan olmaktır… Ama çocukların henüz “insan” olmanın karmaşıklığını yeni yeni çözmeye başladığını unutmamak gerekir. Peki onlara bu duyguyla nasıl başa çıkmayı öğretebiliriz? Ne kadar endişelenmelerine “izin” vermeliyiz? Çocuklar dünyayı anlamlandırmaya çalışırken pek çok belirsizlikle karşılaşırlar. “Annem beni okuldan alacak mı?”, “Arkadaşlarım beni sevecek mi?”, “Hata yaparsam ne olur?” gibi sorular onların zihninde sık sık döner. Bu sorular aslında oldukça doğaldır. Çocuk gelişimi açısından bir çocuğun zaman zaman kaygılanması beklenen bir durumdur. Ancak önemli olan, bu duygunun çocuğun yaşamını nasıl etkilediğidir. Çocukların biraz endişelenmesi, onların empati kurmalarını, sorumluluk duygularını geliştirmelerini ve güvenli dav...

Çocuk Kitaplarında Canavarlar, Cadılar ve Hortlaklar Üzerine Bir Değerlendirme

Resim
Korkunun Kitap Hali: Çocuk Kitaplarında Canavarlar, Cadılar ve Hortlaklar Üzerine Bir Değerlendirme Çocuk kitapları, minik okurların hayal gücünü besleyen, dünyayı tanımalarına yardımcı olan ve duygusal gelişimlerini destekleyen önemli araçlardır. Ancak bazı kitaplarda sıkça rastladığımız canavarlar, cadılar, hortlaklar gibi korkutucu figürler, çocukların dünyasında her zaman olumlu izler bırakmaz. Özellikle bu karakterlerin yalnızca “kötü” ve “tehlikeli” olarak sunulması, çocukların korku duygusunu artırabilir ve hayal güçlerini olumsuz etkileyebilir. Korku, Gelişim Aracı mı, Engel mi? Eğitim uzmanlarına göre belli bir dozda korku, çocuğun çevresini tanıma sürecinde uyarıcı bir rol oynayabilir. Ancak bu duygunun sürekli olarak olumsuz karakterlerle tetiklenmesi, çocuğun güven duygusunu zedeleyebilir. Örneğin, bir cadı karakterinin her zaman kötülüğü temsil etmesi, çocuğun bilinçaltında bilinmeyene karşı sürekli bir tedirginlik geliştirmesine neden olabilir. Bu da özellikle gece ...

Kırmızı Başlıklı Kız Sorunsalı

Resim
Bir zamanlar küçük ve tatlı bir kız vardır, büyükannesi ona kırmızı kadifeden bir başlık hediye etmiştir. Şapka kıza o kadar yakışmıştır ki, başından çıkarmaz. Bu yüzden de herkes ona Kırmızı Başlıklı demeye başlar. Bir gün annesi onu, büyükannesine yiyecek ve ilaç götürmesi için ormana gönderir. Anne, "oraya buraya sapma, anayoldan ayrılma, dikkatli ol" falan diye tembih eder.  !!!Annedeki bu cesaret... Kırmızı Başlıklı Kız, ormana dalınca kurtla karşılaşır ama onun ne kötü bir hayvan olduğunu bilmediği için korkmaz. Kurtla biraz sohbet eder.  Kurt, kızın nereye gideceğini öğrenir. "Şu körpe kız tam dişime göre; eti, yaşlı büyükanneden daha lezzetli olmalı. Kurnaz davranırsam ikisini de ele geçiririm." diye aklından geçirir  ve hain planını uygulamak için zaman kazanmak ister. Bu yüzden kızı, büyükannesine giderken çiçek götürmesi konusunda kandırır. S onuçta Kırmızı Başlıklı Kız, bir çocuktur ve tabi ki aklı karışabilir. Çiçek toplamak için ormanın derinliklerine ...

Hansel ve Gretel: Çocuklara uygun bir masal mı?

Resim
Klasik masallar, nesilden nesile aktarılırken çocukların hayal dünyasını beslemeyi ve onlara hayat dersleri vermeyi amaçlar. Ancak bazı masalların içerdiği temalar, günümüz toplumunun değerleriyle çelişebilir ve çocuklar için uygun olmayabilir. Bence, Hansel ve Gretel masalı da bu masallardan biridir.  Bu masal, hayatta kalma mücadelesi, cesaret ve iyilik ile kötülüğün mücadelesini anlatan bir hikaye olarak yüzyıllardır anlatılmaktadır.  Bence bu masal, çocuğun saf dünyasında iz bırakacak türde mesajlar içermektedir. Bu yazıda, masalın içeriğini eleştirerek, özellikle de babanın çocuklarına karşı tutumunu sorgulayarak, hikayenin çocuklar için uygun olup olmadığını tartışacağım sizlerle. Ama önce masalın kısa bir özetine bakalım... "Bir zamanlar, fakir bir oduncu ve karısı (üvey anne), Hansel ve Gretel adında iki çocuğa sahipti. Aile, çok zor şartlarda yaşamaktaydı ve açlık nedeniyle büyük sıkıntılar çekmekteydi. Bir gün, oduncu ve karısı, çocukları ormanda terk etmeye karar ve...

Kibritçi kız mağdurları

Resim
Kibritçi Kız Masalı Korkunç bir soğuk vardı; kar yağıyordu ve akşam karanlığı bastırmak üzereydi. Yılın son gecesiydi, yani yılbaşı gecesi. Bu soğukta, bu karanlıkta, küçük bir kız çocuğu, başı açık halde ve yalınayak yürüyordu sokakta. Aslında evden çıkarken ayaklarına terlik giymişti ama bunlar bir işe yaramamıştı! Ayağına çok büyük geliyorlardı, bunlar eskiden annesinin giydiği terliklerdi. Öyle büyüktüler ki, küçük kız sokakta karşıdan karşıya geçerken, doludizgin giden iki araba üzerine doğru gelince, telaştan terlikler ayağından çıkıvermiş ve kaybolmuştu. Birini bulamamış, diğerini de bir oğlan alıp kaçmış, kaçarken de, ilerde bir çocuğu olursa terliği beşik yerine kullanacağını söylemişti. İşte bu yüzden kızcağız soğuktan morarmış bir halde ayakları çıplak, öylece ilerliyordu sokakta. Eski önlüğünde bir sürü kibrit vardı, kibritlerin bir kısmını da elinde tutuyordu. Gün boyu hiç kimse bir tanecik bile kibrit satın almamış, kimse beş kuruş vermemişti ona. Zavallı küçük kız, kar...

yalnız çocuk Peter Pan

Resim
Bütün çocuklar büyür ama Peter Pan hiç büyümeyen bir erkek çocuğudur. Yaramazdır, oyun oynamayı sever, yönetmeyi sever, kendini çok önemser, hayal ve gerçeği birbirinden ayırt edemez. Bir gece Peter Pan, Darling ailesinin çocukları Wendy, John ve Michael'ın yatak odasına gelir.  Wendy  tatlı bir kız çocuğudur. John ve Michael adında iki erkek kardeşi ve bir bakıcı köpeği vardır. Köpeğinin adı da Nana'dır. Wendy için anne olmak ve anne gibi davranmak çok önemlidir. Peter Pan, başta çocukların rüyasına girer. Sonrasında her gece gizlice evlerine gelip annelerinin anlattığı masalı dinlemeye başlar. Yine bir gece masal dinlemek için geldiğinde Peter Pan'in gölgesini, bakıcı köpek Nana koparır. Wendy'nin annesi de onu çekmeceye saklar. Peter Pan ve Tinker Bell, anne ve babanın evde olmadığı bir gün eve gelir ve gölgeyi bulur. O sırada Wendy uyanır ve Peter Pan'le konuşmaya başlarlar.  Neverland'daki  çocuklar hakkında konuşurlar. Onların annesi yoktur, gece üstlerin...

Bir varmış bir yokmuş...

Resim
Bir zamanlar uzak bir ülkede yaşayan mutlu bir karı koca varmış. Bu çift bir çocuklarının olmasını çok istiyormuş ama bir türlü çocukları olmuyormuş. Bir mucize olmuş ve kadın hamile olduğunu öğrenmiş. Bu çiftin evlerinin arka odasında küçük bir pencere varmış, oradan bakınca çok güzel bir bahçe görünüyormuş. Bu bahçede birbirinden güzel çiçekler, meyveler yetişiyormuş. Ancak bahçenin sahibi, bütün dünyanın kendisinden korktuğu büyücü bir kadınmış.  Bir gün genç kadın penceresinden bahçeye bakmış ve orada altın gibi parlayan özel bir kazayağı bitkisi görmüş. (Bazı kaynaklar marul bazıları elma diyor ama masalın orijinalinde kazayağı bitkisi yazmaktadır.) Kadının aklından bu bitki hiç çıkmıyormuş. (aşeriyor ne yapsın.)  Kocasına: "Ben o kazayaklarından yemezsem, öleceğim." demiş. Adam korkmuş hemen büyücünün bahçesine gizlice girmiş ve kazayaklarından aşırmış. Genç kadın kazayaklarını yemiş ama tadını çok beğendiği için kocasından daha fazla getirmesini istemiş. Adam tekrar gi...

Bir varmış bir yokmuş...

Resim
Birbirini çok seven kral ve kraliçenin güzel bir bahar mevsiminde bir kız çocukları olmuş. Bu güzel kızın adını "Günışığı" anlamına gelen "Aurora" koymuşlar. Çanlar çalınmış ve kutlamalar başlamış. Kral, kızı şerefine perilerin de davetli olduğu muhteşem bir ziyafet vermiş. Davete çağrılan on iki peri prensese armağanlarını sunmaya başlamışlar. İlk peri: "Benim armağanım, ömür boyu mutluluk." demiş. İkinci peri: "Benim armağanım, herkesi büyüleyecek kadar büyük bir güzellik." demiş. Üçüncü peri: "Benim armağanım, hayatını daha iyi bir şekilde yönlendirmen için akıl." demiş. Sıra on ikinci periye geldiğinde gök gürlemiş, şimşek çakmış ve herkesi dehşete düşüren bir kadın ortalıkta belirmiş.  Kadın, sert bir sesle: "Ben davet edilmeyen on üçüncü periyim." demiş. Ve bebeğin yanına giderek: "Benim armağanım ise, Prenses 15 yaşına geldiğinde eline bir iğne batıp, hayatını kaybetmesi." demiş. Ancak on ikinci peri araya gir...

Bir varmış bir yokmuş...

Resim
       Evvel zaman içinde masal diyarında Pamuk Prenses, Uyuyan Güzel ve Rapunzel isimlerinde üç genç kız yaşıyormuş. Birbiriyle hiç tanışmıyor olan bu genç kızların ise birçok ortak noktaları varmış. Pamuk Prenses, kötü kalpli ve kıskanç üvey annesi tarafından ondan daha güzel olduğu için öldürülmek üzere ormana gönderilen, ormanda cüceler ile beraber yaşamaya başlayan ve yakışıklı prens tarafından tüm yaşamı değişen bir genç kız.  Pamuk Prenses'in annesi ölüyor, babası yani kral yeniden evleniyor ancak yeni kraliçe yani üvey anne prensese kötü davranıyor.  Şimdi burada bi durup düşünelim!  Neden tüm üvey annelerin karakterleri kötüdür?  Ya da üvey anne olunca kötü mü olmak gerekir?  Bu kızcağızın annesi ölmüştür ve anne sevgisine muhtaçtır. Bir kadın nasıl annesi olmayan çocuğu sevmez?  O baba çocuğunu neden kötü niyetli bir yabancıya teslim eder?  Yeni kraliçe yanında iyi davranıyor diye evladının mutlu olup olmadığını nasıl anla...