Kayıtlar

zaman etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Zamanın Gölgesinde

Zaman, insanın en kadim yoldaşı ve en büyük düşmanıdır. Her an onunla yaşar, her nefeste onun izini taşırız. O görünmez; ama dokunduğu her şeyi değiştirir. Tenimizi solgunlaştırır, sesimizi yumuşatır, hatıralarımızı flu bir tabloya çevirir. Zaman, bizi şekillendirirken bir yandan da yavaşça bizden alır. Ve işte tam da bu yüzden, zamanla baş etmek, insanın en eski mücadelesidir.  Bazıları zamana direnir. Saçına düşen ilk beyaz telde, aynadaki çizgide, çocukluğunun kaybolan kokusunda isyan eder. Zamanı durdurmak ister; bir fotoğraf karesinde, bir şarkının notasında ya da bir satırda ölümsüzlüğü arar. Ama zaman, durmaz. Beklemez. İkna olmaz. O, hep ileri gider ve geride kalanları yanında götürmeden geçip gider.  Zamansızlık ise bambaşka bir sancıdır. Varlığın zamanla bağının kopması, anların anlamını yitirmesi demektir. Ne dün vardır ne yarın. Sanki dünya dönmeyi bırakmış, saatler susmuş, günler birbirine karışmıştır. Zamansızlık, bazen bir yasın, bazen bir kayboluşun adıdır. İns...

Kırılgan Sessizlik

Bir çocuk sessiz kaldığında, bazen bir şey anlatmaya çalışıyordur. Çünkü bazı acılar, ağlamaktan da büyük olur.   Bugün dünyanın bir köşesinde, bir çocuk daha uyuyamıyor. Çünkü uyku, güvenle gelir. Çünkü sessizlik, barışla mümkündür. Ama o çocuğun dünyasında ne sessizlik güvenlidir, ne de sessizlik gerçekten vardır. Orada sessizlik bile yıkıntıların üstünde yürür.   Filistin’de, Suriye’de, Ukrayna’da, savaşın tam ortasında kalmış çocuklar artık çocuk değil. Zamanlarından çalınmış birer gölge gibi dolaşıyorlar. Gözlerinde, yaşıtlarının bilmediği bir yorgunluk var. Korkuyu tanıyorlar. Açlığı, kaybı, suskunluğu ve bazen öfkeyi... Ama yalnızca savaşın içindekiler değil, çok uzaklarda bir ekranın başında bu görüntülere bakan çocuklar da etkileniyor. Ellerindeki oyuncakları bırakıp haberleri izleyen, “Anne, neden yardım etmiyor kimse?” diye soran çocuklar da var. Biz büyüklerin bile cevaplayamadığı soruları, küçücük bir kalple taşıyorlar. Bazen düşünüyoru...