Şükür

Bu yıl, heybemde şükredecek ne çok hikaye biriktirmişim... Yıllardır içimde sakladığım, büyüttüğüm o cümleler sonunda gün yüzüne çıktı; 'bebeğim' dediğim üç çocuk kitabım okurlarıyla buluştu. Aslında derdim hiçbir zaman sadece 'yazar' ünvanı almak değildi, benim derdim anlatmaktı, paylaşmaktı. Birçok edebiyat dergisinde kalem oynatmak, anlatma tutkumun en güzel meyvesi oldu. ​Elbette hayat sadece alkışlardan ibaret değil. Her güzel yolculuk gibi bu yılın da dikeni, yokuşu, gözyaşısı oldu. Ama hayat tam da bu dengenin kendisi değil mi? Dönüp arkama baktığımda şükrümün, hüznümden çok daha büyük olduğunu görüyorum. Ailem yanımda, sağlığımız yerinde. Seviyorum, en güzeli de seviliyorum. Dostlarımın çoğuyla aramda mesafeler olsa da desteklerini her an kalbimde hissediyorum. ​Dualarımın başköşesinde hep 'iyi insanlarla karşılaşmak' vardı; şükür ki Rabbim yolumu hep kalbi güzel olanlarla kesiştirdi. Kötü niyetli olanlar da uğradı elbet ama onları da nezaketle geride bırakmayı öğrendim. Her sabah 'balküpümle' yeni güne uyanmak, her geceyi onun huzuruyla kapatmak yaşamın en büyük hediyesiydi. Pişmanlıklarım mı? Elbette var... Ama şükrümün yanında onlar sadece ufak birer gölge olarak kalıyor. Bu yıl öğrendim ki içimizdeki hikayeleri özgür bıraktıkça iyileşiyoruz. Yeni yılda da yine aynı inançla kalemime sarılmayı, 'iyilik' duasına sığınmayı ve her ne olursa olsun şükrün aydınlığında yürümeyi diliyorum. Ayşe Can

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir varmış bir yokmuş...

Endişe Etmek İnsan Olmaktır: Ama Ne Kadarına İzin Vermeliyiz? — Çocuklar Üzerine Bir Bakış

Kırılgan Sessizlik